Yüzünde yılların birikimi.. Telaşı ve cesaretsizliği onu daha bitkin gösteriyor sanki.. Durağa vuran güneş esmer tenini daha da kirli gösteriyor.Üstüne giydiği gömleğin bir düğmesi kopmuş ve ceketi sökük..Küçüklüğümde dedemin bıkmadan,itinayla doldurduğu vergi iade zarflarına benzeyen saman zarflardan tutuyor elinde.Bitmek bilmeyen inşaatın kenarında oturacak bir yer bulmuş, filtresi olmayan sigarasını yakmış ve gelen dolmuşlara bakıyor telaşla. Usanmışlık ifadesi kaplıyor bir an yüzünü.. Beklediği dolmuş gelmiyor belli ki.Sigarasından bir nefes daha çekiyor ve direk üflüyor. SOn gelen dolmuşa bakarken elindeki zarfları indiriyor ve hastanenin amblemini görüyorum zarfın birinde. Gelen dolmuşun nereye gittiğini görmeye çalışıyor fakat göremiyor. Neden ayağa kalkıp bakmıyor ki? Beklediği dolmuşsa , kaçacak! diyorum bindiğim otobüsün içinden, onu izlerken. Sonra okuduğunu anlıyorum ifadesinden. Yaşlı gözlerle birilerine bakıyor etrafta başka bir şey arıyor bu defa. O an orta yaşlı bir kadının, elinde katlanmış tekerlekli sandalyeyle ayağında önü yırtılmış ayakkabısıyla hızla kalabalığın arasından geçmeye çalıştığını farkediyorum. İzlediğim yaşlı adamın yanına geliyor ve onu sandalyeye oturtuyor. Şimdi de arkaya ilerliyorlar, gözleri son gelen dolmuşta.O dolmuşa binecekler. Ama nasıl?Sorumun cevabını alamadan otobüs evimin yolunu tutuyor..
Dilan.
Şehrin Halleri
7 Nisan 2009
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder